Depresyon Belirtileri

13 08 2011

Depresyonun Duygusal Belirtileri

Hastanın duygularındaki veya duyguları ile doğrudan bağlantılı olan davranışlarındaki değişmeler emosyonel belirtileri içerir. Bu belirtiler değerlendirilirken kişinin hastalık öncesi duygu durumu ve davranışı, cinsiyeti, yaşı ve bulunduğu toplumsal gruptaki normal davranış sınırları da göz önüne alınmalıdır.

Kederli Duygu Durum: Duygu-durumdaki değişmeler depresyonun derecesi ile doğru orantılı olarak artar veya azalır. Bu, depresyonun en temel belirtilerindendir.
Kendinden Hoşnutsuzluk: Depresyon düzeyi arttıkça hoşnutsuzluk duyguları kendinden nefret etmeye dönüşebilir.

Doyumsuzluk: Depresif kişilerdeki doyumsuzluk duygusu önce günlük etkinliklerdeki bazı doyumsuzluklarla başlar, depresyon ilerledikçe tüm yaşamsal olayları kapsar.

İlgi Azalması: Doyumsuzluk duygusuna eşlik eden bir belirtidir. Orta derece depresyonda bu durum kayıtsızlıkla sonuçlanırken ciddi depresyonda duyumsamazlığa dönüşebilir.

Ağlama Nöbetleri: Depresyonun bir başka temel belirtisidir. Hafıf ve orta derece depresyonda ağlama eğilimi artar. Ciddi depresyonda hastalar daha önce ağlayabildikleri halde artık isteseler de ağlayamadıklarından yakınırlar.

Neşesizlik: Hafıf depresyonda hasta şakadan hoşlanır ama eskisi kadar zevk almadığını söyler. Orta derece depresyonda hasta neşelenmek için kendini zorlar ama hiç eğlenemez. Ciddi depresyonda hasta başkalarının şakalarından hiç zevk almaz ve gülmez. Olayları her zaman olduğundan daha ciddi olarak değerlendirme eğiliminde olur. Hatta diğerlerinin yaptığı şakalara depresif hasta düşmanca ve saldırgan tepkiler gösterebilir.

Depresyonun Bilişsel ve Motivasyonel Belirtileri

Kendini Aşağı Görme (Düşük Kendilik Değeri): Hasta kendi becerilerini, çekiciliğini, parasal durumunu, sağlığını ve zekasını olumsuz olarak değerlendirme eğilimindedir. Hafıf ve orta derece depresyonda kişi karşılaştığı güçlükleri ve yaptığı hataları abartma eğilimindedir. Ciddi depresyonda hastamn kendini değerlendirmesi en olumsuz düzeydedir.

Olumsuz Beklentiler: Depresif hastamn beklentilerine kötümserlik egemendir. Fiziksel, toplumsal ve parasal sorunlarının gelecekte de süreceğini, hatta daha da kötüye gideceğini düşünür. Bu düşüncelerin intihara temel oluşturduğu düşünülebilir. Depresyon derecesi ciddileştikçe hasta geleceğini daha karanlık ve umutsuz olarak görür.

Kendini Eleştirme ve Suçlama: Hafıf derece depresyonda kişinin davranışları kendi katı, kusursuz ölçülerine uymadığında kendini eleştirme ve suçlama eğiliminde olur. Orta derece depresyonda kişi standartlarının altındaki davranışları için kendini acımasızca eleştirme eğilimindedir. Ciddi depresyonda hasta kendini aşırı boyutlarda suçlama eğilimindedir.

Kararsızlık: Depresif hastaların en sıklıkla yaşadıkları belirtilerdendir. Hafıf depresyonda kişi daha önce kolayca karar verdiği durumlarda bile uzun uzun düşünür. Orta dereceli depresyonda karar verme güçlüğü günlük yaşantıdaki bütün olayları kapsamaya başlar. Ciddi depresyonda hasta genellikle karar verme yeteneğini yitirdiğine inanır.

Çarpıtılmış Beden İmgesi: Kadınlarda erkeklere göre daha sık rastlanan bir depresyon belirtisidir. Hafıf ve orta derece depresyonda kişi dış görünümünün bozulduğuna, daha çirkinleştiğine inanır. Gerçekte dış görünümde bu tür değişiklikler olmadığı halde hasta böyle algılar. Ciddi depresyonda hastanın bu düşünceleri saplantı haline dönüşebilir.

Motivasyon Azalması: Kişi en temel yaşamsal davranışları yapabilmek için bile istek duymaz. Orta derece depresyonda kişi yapması gerekenleri yapmak için kendini zorlar. Ciddi depresyonda kişi hiçbir şey için istek duymaz. Başkaları tarafından zorlanmadıkça hiçbir şey yapmaz.

İntihar İstekleri: Depresyonun bir başka önemli belirtisi de budur. Hafıf derece depresyonda ölme isteği, hastanın eyleme geçmeksizin edilgin olarak ölmeyi istemesi ile karakterizedir. Orta derece depresyonda intihar istekleri daha sık ve daha zorlayıcıdır. Ciddi depresyonda intihar istekleri daha da yoğunlaşır.

Depresyonun Fiziksel ve Bedensel Belirtileri

İştahsızlık: Hasta başlangıçta her zamankinden daha az yemeğe başlar. Orta derece depresyonda yeme isteği hemen tümüyle kaybolmaya başlar. Ciddi depresyonda hasta yemek yiyebilmek için kendini zorlar veya başkalarınca zorlandığı halde yiyemez. Birkaç hafta içinde kilo kaybı görülür.

Uyku bozukluğu: Hafif depresyonda hasta sabahları eskiye oranla daha erken uyanır ve genellikle rahatsız bir uyku uyuduğunu bildirir.
Bazı hastalar ise, alıştıklarından daha fazla uyumaya başladıklarını ifade ederler. Orta derece depresyonda hasta alışılandan birkaç saat erken uyanır, bazı hastalar bu durumun tersi olarak oniki saate kadar varan aşırı uyku eğilimindedirler. Ciddi depresyonda hasta genellikle yattıktan dört-beş saat sonra uyanır ve tekrar uyuyamaz.

Cinsel Dürtü Kaybı: Hafif depresyonda genellikle cinsel istekte ve cinsel uyaranlara tepki vermekte bir zayıflama görülür. Orta derece depresyonda cinsel istekte bir azalma söz konusudur. Ciddi depresyonda cinsel uyaranlara hiçbir tepki verilmez.
Yorgunluk: Hafif depresyonda hasta alışılagelenden daha kolay yorulur. Orta derecece depresyonda hasta genellikle yorgundur. Ciddi depresyonda hasta herhangi bir şey yaptığında kendini çok yorgun hisseder

Reklamlar

İşlemler

Information

One response

12 08 2013
serhat

bu durumu bire bir yaşayan ve sedef hastası bir birey olarak, ekstra söylemem gereken bir kaç cümle olacak. ve çözüm önerilerinize dair bir metin rica ediyorum. bildiğim tek gerçek var ki insan piskoloji üzerine kendi doktorudur lakin maddi bir kaynaktan tedavi istemek nedendir bilmem bana saçma gelir; ki her gittiğimde konuşup antidepresan kullanmaktan kendimi çok daha kötü hisseder oldum ve doktorumun bu antidepresanları kesmesiyle birlikte yoksunluklar hissetmeye başladım. hiç ağladığımı hatırlamam çocukluğum dışında. aile olarak kültür fakiri bir aile çocuğuyum aşırı muhafazakar bir aile çocuğuyum ve sürekli bir eleştiri zorba zihniyetle büyütüldük. uyuyamıyorum çünkü dürtülerimin ailem tarafından inflak edildiğini düşünüyorum. zorla uyutulup zorla yemek yedirilirdik zorla okutulup zorla çalıştırıldık ve nedendir bilmem bu durumda tüm kardeşlerim adına sorumluluğu ben üstlenirdim hep. sedef hastasıyım ve 10 yılı aşkın süredir tedavi amaçlı gitmediğim doktor bakmadığım profesör kullanmadığım ilaç kalmadı; gerek bitkisel gerekse doktor tavsiyeli, kortizon dahil. gariptir artık vücudumda ilaçlara tepki vermiyor yuttuğum hapı kusuyor sürdüğüm kremi terle atıyorum. çok yoruluyor ama hissetmiyorum. çok düşünüyor ama boş tavırlar sergiliyorum. çok seviyor ama bunaltıyorum, çok yiyor doymuyorum yada hiç yemiyorum günlerce. çay ve sigara tiryakisi biriyim ve gün itibari ile sigarayı ve kullandığım diğer kötü alışkanlıklarımı bıraktım diyebilirim. ve nedendir bilmem insanlara güvenimi yitirdim. mantıklı düşünmeye çalışıyorum ama beynimi kemiriyor gibiyim… ben depresif durumumu kabullendim çözüm için çabalıyorum ama vücudumdaki sedef yaraları ben iyi bir şey için çabaladıkça artıyor ve bu beni daha çok bunaltıyor ve daha karamsar olmama yöneltiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: